ALEVİLERİ ÖTEKİLEŞTİREN AKP İKTİDARI OY PEŞNİNDE

Nesimi ADAY

AKP seçim beyannamesinde, ‘Cemevlerine hukuki statü tanıyacağını’ açıkladı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin seçim beyannamesinde ‘’Farklı dillerin yanı sıra, farklı inanç ve mezhepler konusunda da cesur adımlar attık. İlk defa “Alevi Çalıştayları” düzenleyerek, İslam inancının farklı yorumlarının daha özgür bir ortamda tartışılmasına ve sorunlarının demokratik bir ortamda aşılmasına zemin hazırladık. Cemevleri, eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Bu noktada, geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanıyacağız,’’ dedi.

İktidarda olduğu süre boyunca Alevilerin hiç bir talebini kabul etmeyen iktidar, yeni hamlelerle onların kırılan kalbini onarıp, onlardan ‘yararlanmanın’ hesabını yapıyor.

Okumaya devam et “ALEVİLERİ ÖTEKİLEŞTİREN AKP İKTİDARI OY PEŞNİNDE”

DÜNYA KAN AKAN MUNZUR’UN SESİNİ DUYMADI

Nesimi ADAY

İnsanlık tarihi ne yazık ki cinayetler, katliamlar ve soykırım hikayeleriyle doludur. Havva ile Âdem’in çocukları arasında başlayan kardeş kavgası çağlar boyu sürecek bir cinayetin suflesi oldu. Kâbil’in Hâbil’e vurduğu ‘hançer’, Cemal Süreya’nın dizesiyle ‘iki ciğer arasında bağlantı kuran’ bir yaraya dönüştü.

Amerika kıtasında ‘beyaz adamların’ Kızılderili yerlilere uyguladığı soykırım ile İngilizlerin, Aborjinlere yaptığı soykırım hala lanetlenmekte.

İnsanlığın daha yakın tarihinde ise Nazilerin Yahudi ve Çingenelere yaptığı katliamlar hatırlanır. Sayısız film ve kitabın yazılarak lanetlendiği holokost, Almanların özür dilemesiyle bir nebze acıları dindirmiş oldu.

 

Okumaya devam et “DÜNYA KAN AKAN MUNZUR’UN SESİNİ DUYMADI”

HORASAN’DAN NASIL GELDİK?!

Türkiye’deki Alevilerin çoğu ve Dersimlilerin neredeyse tamamı Horasan’dan geldik derler. Bunun maddi temelleri nedir, en azından gerçek midir araştıran soran olmamıştı pek. Oysa Horasan’dan sadece gelen olmamıştı, giden de olmuştu. Hatta gidip gelen olmuştu. Uzun bir tarih aralığına tekabül eden bu göçlerin bilinen en büyüğü ise Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail savaşı sırasında cereyan etmişti.

Yine başka bir klişe de Horasan’dan gelenlerin Orta Asyalı Türk olduğuydu. Oysa yapılan alan çalışmaları ve tarihsel kaynaklar bunun hiç böyle olmadığını gösteriyor. Horasan’dan Anadolu’ya hele Dersim ve çevresine yerleşen Alevilerin hemen tamamının aslen Kürt (Kurmanç-Kırmanc/Zaza) oldukları, dahası sadece Alevi olmadıkları, Sünni ve Şafii Kürtlerin de bu göç yollarına düşürüldüğü/düştüğü görülüyor.

Araştırmacı-Yazar Faik Bulut, Alevilerin sosyokültürel belleğinin başat argümanı Horasan için yollara düşmüş ve bu tarihsel süreği yerinde gözlemlemiş. 

Okumaya devam et “HORASAN’DAN NASIL GELDİK?!”

İNCİNSEN DE İNCİNME

‘’Canlılar arasında ayrım yapmayan, kadını erkekle eşitleyen, büyüğü küçükten ayrı görmeyen, dil, din, ırk ayrımı yapmayan, çoğun yanında değil, azın tarafında olan, gerçeğe hû çeken, ölümü değil, yaşamı kutsayan, Tanrıyı insanda görüp, insana niyaz eden, eline, diline, beline sahip olmayı erdem sayan, özeleştiri mekanizması olan özünü dara çekmeyle, gönüllü olmayı içselleştiren, ruhunu arındıran, insan-ı kamil denilen üstün insana varmayı felsefi düstur edinen, rıza şehri ütopyasını gündelik yaşantısında içselleştiren bir ‘inanç’ topluluğuna neden zulüm yapılır?’’

 

Okumaya devam et “İNCİNSEN DE İNCİNME”

SİYAH TAŞLARIN KÖRLÜĞÜ

‘‘Biri Şeyh, biri Seyid

Diğeri Bediüzzaman

Üçünün de mezarı yok

Bir de Taybet Ana

Unutma bunları, unutma..

Ölülere saygıyı öğrenir belki

Mülkün temeli…’’

 

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı açıklaması üzerine…

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı, “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı bir açıklama yapmış. Nedeni de HDP yöneticilerinin 2 Temmuz Sivas Katliamı anması için gittikleri Madımak Oteli’ne bıraktıkları üç adet karanfilmiş!

Meseleyi anlamak için, önce HDP adına açıklama yapan Osman Baydemir’e kulak verelim: “HDP milletvekilleri, HDP merkez yürütme kurulları, HDP’nin tüm bileşenleri ve HDP’ye gönül vermiş milyonlarca can adına üç karanfil bıraktık. Bunlardan bir tanesi Şeyh Sait’in torunları adına bırakılan karanfildir. Bir tanesi Seyit Rıza’nın torunları adına bırakılan karanfildir. Bir diğeri de Hacı Bektaş’ın ve Pir Sultan’ın torunları adına bırakılan karanfildir.’’

Okumaya devam et “SİYAH TAŞLARIN KÖRLÜĞÜ”

İSİM, ŞEHİR, DEVLET

Çocukken ‘‘isim-şehir’’ oyunu oynamışsınızdır. Bu yaşlarda bilgiyi oyunlaştırıp verince çocuğa, daha erken öğreniyorlar. Zira ağaç yaşken eğilirmiş. Zaman büyüklerin hayatına doğru akınca, çocuklar da unutuveriyor oyunları.
Bu zaman akışı ‘normal’ yaşanan hayatlar için böyle. Bir de anormal koşullar var. O durumlarda çocuğun oyununa devlet ve uzamları girer. Bu çocuklardan bazılarının payına yaşından fazla kurşun düştüğü de olur. Ulus devletlerin uykusunu kaçıran ‘ötekiler’in çocukları kendine ait olanı istemeye başlayınca, Uğur Kaymaz gibi ‘devlet dersinde, kara tahtanın altında öldürülürler.’

Okumaya devam et “İSİM, ŞEHİR, DEVLET”

GÖNÜL ŞEHRİNDE BİR GEZGİN:
ALİ EKBER ÇİÇEK

Gerçekleri göstermek, gerçeğe kavuşmak ve gerçeği olduğu gibi insanlara anlatmak için çalışmış bir sanatçıyım. Cahilden uzak, kâmile yakın oldum, büyüklerime saygı ile, küçüklerime sevgi ile yaklaştım, konuşulan her kelâmı ibadet gibi dinledim, kimseyi acizlik ve bilgisizlikle itham etmedim, elini bana bir uzatana, iki defa uzattım. Kendi noksanlarımı, ariflerin güzel söz ve davranışlarıyla tamamlamaya çalıştım.

Okumaya devam et “GÖNÜL ŞEHRİNDE BİR GEZGİN:
ALİ EKBER ÇİÇEK”