MALAN BARKIR

Cihadist örgütlerin Alevi köylerine yerleştirilmesi bir Sünni devlet projesidir…

Malan bar kir çûnê waran / Goştê me xwar mişk û maran

Kürt Halk Şarkısı

 

İnsanın kültürel tarihi kuşkusuz binlerce yıllık göçlerin de tarihidir. Göçler, günümüzde daha çok savaşlar ve ekonomik nedenlerle olsa da ilk çağlarda beslenme, barınma gibi daha yaşamsal nedenlerle olduğu arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. Hâlâ yerleşik olmamızın asıl nedeni, atalarımızdan miras kalan ve iç dünyamıza sirayet eden gitme/göçme duygusu olabilir mi?

Fırat ve Dicle ile sulanan ilk insanlara ev sahipliği yapmış, yaşamlarını idame ettirecek iklim sağlamış olan Bereketli Hilal’in içinde yer alan, Mezopotamya topraklarının insanın kültürel tarihine katkıları çok büyüktür. İlk tarımın ve el aletlerinin Mezopotamya’da yapıldığına dair çok kanıt var. Araştırmalar, ilk kültürel formların bu bölgede oluştuğunu gösteriyor. Bilinen ilk yazılı metinlerin de Sümer’de kil tabletlere yazıldığı görüşü geçerliliğini koruyor hâlâ. Gılgamêş Destanı bu metinlerin en ünlülerinden…

Okumaya devam et “MALAN BARKIR”

SİYAH TAŞLARIN KÖRLÜĞÜ

‘‘Biri Şeyh, biri Seyid

Diğeri Bediüzzaman

Üçünün de mezarı yok

Bir de Taybet Ana

Unutma bunları, unutma..

Ölülere saygıyı öğrenir belki

Mülkün temeli…’’

 

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı açıklaması üzerine…

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı, “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı bir açıklama yapmış. Nedeni de HDP yöneticilerinin 2 Temmuz Sivas Katliamı anması için gittikleri Madımak Oteli’ne bıraktıkları üç adet karanfilmiş!

Meseleyi anlamak için, önce HDP adına açıklama yapan Osman Baydemir’e kulak verelim: “HDP milletvekilleri, HDP merkez yürütme kurulları, HDP’nin tüm bileşenleri ve HDP’ye gönül vermiş milyonlarca can adına üç karanfil bıraktık. Bunlardan bir tanesi Şeyh Sait’in torunları adına bırakılan karanfildir. Bir tanesi Seyit Rıza’nın torunları adına bırakılan karanfildir. Bir diğeri de Hacı Bektaş’ın ve Pir Sultan’ın torunları adına bırakılan karanfildir.’’

Okumaya devam et “SİYAH TAŞLARIN KÖRLÜĞÜ”

ERDOĞAN; DEMİRTAŞ’A ”TERÖRİST” DEMİŞ!

Recep Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş’a “terörist” demiş.

 

“Kendi varlığı içinde, kendisini mesele edenler korkabilir sadece.”

Martin Heidegger 

Jean-Paul Sartre’ın ‘‘Bulantı’’ (La Nausée) romanının nevrotik kaçkını Antonie Roquentin’in, dış dünyaya karşı duyduğu tiksinti, aynı zamanda kendi bedenine de duyduğu tiksinti olarak karakterize edilir.

Kötülük bulaşıcıdır çünkü. Kendi çeşmenizden akıttığınız zehir, dokunduğu şeyler üzerinde ölümcül etki yapar. Kuşkusuz bu zehrin panzehri de olacaktır. Ama zehrin kaynağı sizdedir. Tedavi olmadığınız sürece, içinizde patlamaya hazır bir yanardağ gibi devinip duracaktır. 

Okumaya devam et “ERDOĞAN; DEMİRTAŞ’A ”TERÖRİST” DEMİŞ!”

HIZIR DERSİMLİ OLABİLİR Mİ?

Dersimliler, Hızır’ın ismini anmadan işe güce başlamazlar. Hızır onların tanrı mertebesindeki ilahıdır. ‘Xızırê Kal’ (Yaşlı Hızır) olmasına rağmen, her daim ‘hazır ve nazır’ olarak dara düşenin yardımına koşar. Kendisi gibi ölümsüzlük suyu, ab-ı hayat’ı içmiş boz bir atı vardır. Musa Peygamber’e sabır ve bilgi öğütleyen insan-ı kâmil’dir.

Okumaya devam et “HIZIR DERSİMLİ OLABİLİR Mİ?”

KEBAP, HEYKEL VE SİVAS KATLİAMI

Moldova’yı ziyaret eden Türk Bakan, gezdirildiği tarihi şarap mahzeninde bulunan şarap tanrısı Dionysos heykeli önünde poz vermekten kaçınmıştı.

Bakana göre o heykel bir sanat eserinden öte, bir put ve onların anlayışına göre de putların kırılması/yıkılması gerekiyor. Bu fikrini basın önünde söyleyemeyen bakan, sadece fotoğraf çektirmemekle yetinmişti.

Okumaya devam et “KEBAP, HEYKEL VE SİVAS KATLİAMI”

NURİ DERSİMİ’YE NEDEN SALDIRIYORLAR?!

‘‘Feride’m…

Birkaç devletin zulüm ve istibdadı karşısında mücadele etmekte bulunan milletimin, hürriyet ve kurtuluş bayrağının dalgalandığını görmeden şu gurbet ellerinde hayata göz yummak kadar acı birşey tasavvur edemiyorum.

İrade gücüm çok kuvvetlidir. Sen mensup olduğun kahraman milletin kurtuluşunun alevli güneşini göreceksin.’’

  Okumaya devam et “NURİ DERSİMİ’YE NEDEN SALDIRIYORLAR?!”

KARGA BÜLBÜL OLMAZ

Dersim’de zehirli gazların kullanılması dünya soykırım tarihinde bir ilktir. Naziler, Dersim katliamından sonra, Auschwitz benzeri yerlerde ölüm merkezleri kurup işlenmiş karbon monoksit gazlarla Yahudi ve Çingeneleri (holokost) topluca katletmişti. Türkiye’nin bu gazları imal etme teknolojisi olmadığına göre hangi ülkeden ithal ettiği hâlâ sır. İngiliz arşiv belgelerine göre, Türkiye 1938 yılında İngiltere’den zehirli gaz uzmanı istemiş. Soru şu: Türkiye’ye kimyasal gazları İngilizler mi, Almanlar mı verdi?

 Cumhuriyetin tek adamı Mustafa Kemal, 1930 yılında, Dersim’e otoritesini kabul ettirmeye çalışırken, Seyid Rıza, ‘‘Karga Bülbül Olmaz’’ diyerek, kendisini tanımamış. Mustafa Kemal ise bu sözün ardına takılıp, 1937’de Dersim’in ‘vurulmasını’ üstlenmiş ve babanın gözleri önünde oğlunu astırmıştı.

 

Okumaya devam et “KARGA BÜLBÜL OLMAZ”

DERSİM’E YATIRIM OLARAK
CEZAEVİ Mİ YAPILIYOR?!

Tunceli Valiliği, Alevi kenti Dersim’de, yasal statü tanımadıkları cemevi dedesini de yanına alarak sık sık, iftar organizasyonları yapıyor. Gerçekten de bir ibadet organizasyonu olsa, yapılsa takdir etmeli. Ama değil!
Dersime ramazan bereketi getirdik diyorlar!Halkın belediyesine el koyup, açık cezaevine dönüştürdükleri kente bir yeni cezaevi yapıp mı bereket getireceklermiş?!
Ekonomik getirisi olan bir tek yatırımınız var mı Vali Osman Bey?!

 

Okumaya devam et “DERSİM’E YATIRIM OLARAK
CEZAEVİ Mİ YAPILIYOR?!”

İSİM, ŞEHİR, DEVLET

Çocukken ‘‘isim-şehir’’ oyunu oynamışsınızdır. Bu yaşlarda bilgiyi oyunlaştırıp verince çocuğa, daha erken öğreniyorlar. Zira ağaç yaşken eğilirmiş. Zaman büyüklerin hayatına doğru akınca, çocuklar da unutuveriyor oyunları.
Bu zaman akışı ‘normal’ yaşanan hayatlar için böyle. Bir de anormal koşullar var. O durumlarda çocuğun oyununa devlet ve uzamları girer. Bu çocuklardan bazılarının payına yaşından fazla kurşun düştüğü de olur. Ulus devletlerin uykusunu kaçıran ‘ötekiler’in çocukları kendine ait olanı istemeye başlayınca, Uğur Kaymaz gibi ‘devlet dersinde, kara tahtanın altında öldürülürler.’

Okumaya devam et “İSİM, ŞEHİR, DEVLET”

DR. ŞIVAN’IN BÜYÜK DÜŞÜ

Altın Portakal ödüllü yönetmen Çayan Demirel, bir dönemin en karanlık siyasi cinayeti olan ‘’Saitler Olayı’’nı ‘‘Dr. Şivan’’ ismiyle belgesel film yapmış.

Kürtlerin Che Guevarası olarak bilinen Sait Kırmızıtoprak’ın (Dr. Şivan) faaliyetlerinden rahatsız olan CIA, MOSSAD ve MİT’in Barzaniler üzerinden nasıl operasyon yaptığını olayın tanıklarına dayanarak spotlar halinde anlatıyor

‘‘Günün birinde bir devletimiz olursa, opera ve baleyi unutmayın, güzel kızlarımızı çıkarın opera ve bale yapsınlar’’ diyen Alevi ve sosyalist bir Kürt devrimcisinin hayatını, halkı uğruna nasıl feda ettiğini görüp, kendisine kurulan tuzakların bağlantılarını kahrederek izleyeceksiniz.

Okumaya devam et “DR. ŞIVAN’IN BÜYÜK DÜŞÜ”