Page 2 of 4

MUNZUR’DAN BİR TAS SU İÇMEK

”Elazığ il sınırından çıkıp yönünüzü Peri Suyuna çevirdiğinizde, Munzur’un heybetli dağlarıyla karşılaşırsınız. Munzur Suyunun, Peri Suyuyla ikrar aldığı Peri nahiyesinin güneyi sivrisineklerin cenneti bir bataklık olmuş. Dersim il sınırına vardığınızın işaretini her ne kadar dağlar ve nehirler vermiş olsa da artık devlet de coğrafyaya işaretler koymuş. Navigasyon ve haritalarda göremeyeceğiniz bu işaretler devletin bekasını temsil ediyor. Doğrusu öyle sanıyorlar!”

Continue reading

ALEVİLERİ ÖTEKİLEŞTİREN AKP İKTİDARI OY PEŞNİNDE

Nesimi ADAY

AKP seçim beyannamesinde, ‘Cemevlerine hukuki statü tanıyacağını’ açıkladı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin seçim beyannamesinde ‘’Farklı dillerin yanı sıra, farklı inanç ve mezhepler konusunda da cesur adımlar attık. İlk defa “Alevi Çalıştayları” düzenleyerek, İslam inancının farklı yorumlarının daha özgür bir ortamda tartışılmasına ve sorunlarının demokratik bir ortamda aşılmasına zemin hazırladık. Cemevleri, eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Bu noktada, geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanıyacağız,’’ dedi.

İktidarda olduğu süre boyunca Alevilerin hiç bir talebini kabul etmeyen iktidar, yeni hamlelerle onların kırılan kalbini onarıp, onlardan ‘yararlanmanın’ hesabını yapıyor.

Continue reading

DÜNYA KAN AKAN MUNZUR’UN SESİNİ DUYMADI

Nesimi ADAY

İnsanlık tarihi ne yazık ki cinayetler, katliamlar ve soykırım hikayeleriyle doludur. Havva ile Âdem’in çocukları arasında başlayan kardeş kavgası çağlar boyu sürecek bir cinayetin suflesi oldu. Kâbil’in Hâbil’e vurduğu ‘hançer’, Cemal Süreya’nın dizesiyle ‘iki ciğer arasında bağlantı kuran’ bir yaraya dönüştü.

Amerika kıtasında ‘beyaz adamların’ Kızılderili yerlilere uyguladığı soykırım ile İngilizlerin, Aborjinlere yaptığı soykırım hala lanetlenmekte.

İnsanlığın daha yakın tarihinde ise Nazilerin Yahudi ve Çingenelere yaptığı katliamlar hatırlanır. Sayısız film ve kitabın yazılarak lanetlendiği holokost, Almanların özür dilemesiyle bir nebze acıları dindirmiş oldu.

 

Continue reading

HORASAN’DAN NASIL GELDİK?!

Türkiye’deki Alevilerin çoğu ve Dersimlilerin neredeyse tamamı Horasan’dan geldik derler. Bunun maddi temelleri nedir, en azından gerçek midir araştıran soran olmamıştı pek. Oysa Horasan’dan sadece gelen olmamıştı, giden de olmuştu. Hatta gidip gelen olmuştu. Uzun bir tarih aralığına tekabül eden bu göçlerin bilinen en büyüğü ise Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail savaşı sırasında cereyan etmişti.

Yine başka bir klişe de Horasan’dan gelenlerin Orta Asyalı Türk olduğuydu. Oysa yapılan alan çalışmaları ve tarihsel kaynaklar bunun hiç böyle olmadığını gösteriyor. Horasan’dan Anadolu’ya hele Dersim ve çevresine yerleşen Alevilerin hemen tamamının aslen Kürt (Kurmanç-Kırmanc/Zaza) oldukları, dahası sadece Alevi olmadıkları, Sünni ve Şafii Kürtlerin de bu göç yollarına düşürüldüğü/düştüğü görülüyor.

Araştırmacı-Yazar Faik Bulut, Alevilerin sosyokültürel belleğinin başat argümanı Horasan için yollara düşmüş ve bu tarihsel süreği yerinde gözlemlemiş. 

Continue reading

ERMENİ AŞUĞLAR

Seferberlik… deyu eyledi ilan

Soydu Ermeni’yi, koydu hep üryan

Akherinde etdi kör yola revan

Gidelim, vatan Havrana kaldı

 

Sa’at beşte indik Hama düzüne

Kimse bakmaz muhacirin yüzüne

Göz diktiler Ermeni’nin kızına

Her ağa yanına bir dane aldı

 

Çocukları çadırda khasta yatdılar

Ölüleri kuyulara atdılar

Aclıkdan hep evladlarını satdılar

Satan çok idi meded alana kaldı

 

Allah kahr ede şu Almanı

Mahv olsun şöhreti şanı

Sebeb oldu, dökdü Ermeni kanı

Kanlı göz yaşı ömmana vardı

 

Gelmedi Fransız, Moskof, İngiliz

Koydular dünyayı virane inssiz

Ana baba öldü, çocuklar öksüz

Bigünah yavrular meydanda kaldı

 

Aşuğ İmanım Mennuş

 

Mehmet Bayrak, bir zamanlar İstanbul’da çok sayıda Ermeni aşuğun yaşadığını, bunların çoğunlukla Kumkapı ve Yenikapı semtlerinde ikamet ettiğini söyüyor. Örnek olarak da Derûni, Aşki, Ahteri, Ferdi, Gedai, İkrari, Nâimi, Resmi, Sahri, Sadai, Sevdai, Şirinii Lisani, Yeksani, Mahcubi, Püryani, Saliki, Dertli, Yesari, Ceyhani, Çınari gibi aşuğların ismini veriyor okura…

Continue reading

İNCİNSEN DE İNCİNME

‘’Canlılar arasında ayrım yapmayan, kadını erkekle eşitleyen, büyüğü küçükten ayrı görmeyen, dil, din, ırk ayrımı yapmayan, çoğun yanında değil, azın tarafında olan, gerçeğe hû çeken, ölümü değil, yaşamı kutsayan, Tanrıyı insanda görüp, insana niyaz eden, eline, diline, beline sahip olmayı erdem sayan, özeleştiri mekanizması olan özünü dara çekmeyle, gönüllü olmayı içselleştiren, ruhunu arındıran, insan-ı kamil denilen üstün insana varmayı felsefi düstur edinen, rıza şehri ütopyasını gündelik yaşantısında içselleştiren bir ‘inanç’ topluluğuna neden zulüm yapılır?’’

 

Continue reading

Yazarların açıklamasına para cezası

Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) yöneticisi şair Nesimi Aday, Munzur festivalinin yasaklanmasını ve orman yangınlarını protesto amaçlı basın açıklamasına katıldığı gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı. Gerekçe, ’emre aykırı davranış…’ Sanatçı Ferhat Tunç ve araştırmacı-yazar Hüseyin Ayrılmaz’a da aynı ceza tebliğ edildi.

Continue reading

DEVLET, DERSİM’DE ORMAN YAKIYOR

Dersim’de ormanla yine yakılıyor.

Dersim’de, binlerce yılda oluşan habitat, devlet tarafından iç savaşa kurban ediliyor. Demokratik çözüm modellerini rafa kaldıranlar, siyasi sorunları, savaş baronlarının şiddet politikalarına tahvil etmiş durumdalar.

İnsanlarla savaşmakla tatmin olmayan ölüm tacirleri, Hasankeyf örneğinde olduğu gibi, tarihle savaşırken, Dersim’de de doğayla savaşıyorlar. Continue reading

MALAN BARKIR

Cihadist örgütlerin Alevi köylerine yerleştirilmesi bir Sünni devlet projesidir…

Malan bar kir çûnê waran / Goştê me xwar mişk û maran

Kürt Halk Şarkısı

 

İnsanın kültürel tarihi kuşkusuz binlerce yıllık göçlerin de tarihidir. Göçler, günümüzde daha çok savaşlar ve ekonomik nedenlerle olsa da ilk çağlarda beslenme, barınma gibi daha yaşamsal nedenlerle olduğu arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. Hâlâ yerleşik olmamızın asıl nedeni, atalarımızdan miras kalan ve iç dünyamıza sirayet eden gitme/göçme duygusu olabilir mi?

Fırat ve Dicle ile sulanan ilk insanlara ev sahipliği yapmış, yaşamlarını idame ettirecek iklim sağlamış olan Bereketli Hilal’in içinde yer alan, Mezopotamya topraklarının insanın kültürel tarihine katkıları çok büyüktür. İlk tarımın ve el aletlerinin Mezopotamya’da yapıldığına dair çok kanıt var. Araştırmalar, ilk kültürel formların bu bölgede oluştuğunu gösteriyor. Bilinen ilk yazılı metinlerin de Sümer’de kil tabletlere yazıldığı görüşü geçerliliğini koruyor hâlâ. Gılgamêş Destanı bu metinlerin en ünlülerinden…

Continue reading

SİYAH TAŞLARIN KÖRLÜĞÜ

‘‘Biri Şeyh, biri Seyid

Diğeri Bediüzzaman

Üçünün de mezarı yok

Bir de Taybet Ana

Unutma bunları, unutma..

Ölülere saygıyı öğrenir belki

Mülkün temeli…’’

 

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı açıklaması üzerine…

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı, “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlıklı bir açıklama yapmış. Nedeni de HDP yöneticilerinin 2 Temmuz Sivas Katliamı anması için gittikleri Madımak Oteli’ne bıraktıkları üç adet karanfilmiş!

Meseleyi anlamak için, önce HDP adına açıklama yapan Osman Baydemir’e kulak verelim: “HDP milletvekilleri, HDP merkez yürütme kurulları, HDP’nin tüm bileşenleri ve HDP’ye gönül vermiş milyonlarca can adına üç karanfil bıraktık. Bunlardan bir tanesi Şeyh Sait’in torunları adına bırakılan karanfildir. Bir tanesi Seyit Rıza’nın torunları adına bırakılan karanfildir. Bir diğeri de Hacı Bektaş’ın ve Pir Sultan’ın torunları adına bırakılan karanfildir.’’

Continue reading

« Older posts Newer posts »

© 2021 Nesimi Aday

Theme by Anders NorenUp ↑